İngiltere’de kamuoyunu sarsan bir olayda, 15 yaşındaki bir öğrenci, kendisinden 15 yaş büyük öğretmenini hamile bırakmasının ardından çıktığı mahkemede şaşırtıcı açıklamalarda bulundu. Öğrenci, ilişkisi ve yaşanan gebelikle ilgili sorumluluğu üstlenerek, “Bunu ben başlattım, ona aşıktım” dediği belirtildi. Bu ifade, davanın seyrini ve kamuoyundaki tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı.
Olay, öğrencinin öğretmeniyle reşit olmayan yaşta ilişki kurduğu ve bu ilişkinin sonucunda öğretmenin hamile kaldığı iddialarıyla patlak vermişti. Mahkeme süreci devam ederken, öğrencinin cesur itirafı, dosyanın en dikkat çekici detaylarından biri haline geldi.
Olay Nasıl Gelişti?
Dava dosyasına göre, olaylar zinciri öğrencinin 13, öğretmenin ise 28 yaşındayken başladı. Öğretmen J.P. (30) ve öğrencisi S.K. (15) arasındaki yakınlaşma, zamanla fiziksel bir ilişkiye dönüştü. İlişkinin ortaya çıkmasıyla birlikte J.P. hakkında çocuğun istismarı suçlamasıyla yasal işlem başlatıldı. Öğrencinin 15 yaşına geldiğinde öğretmeninin hamile olduğu öğrenildi ve bu durum, olayın ciddiyetini gözler önüne serdi.
Mahkemede Öğrencinin Savunması
Öğrenci S.K.’nin mahkemedeki ifadeleri, olayın karmaşık yapısını daha da belirginleştirdi. S.K., “Ona aşık olduğum için bu ilişkiyi ben başlattım. Benim yaşımın küçük olduğunu biliyordu ama bunu bana kendisi yapmadı, ben ısrarcı oldum” şeklinde konuştu. Ayrıca, öğretmeniyle olan ilişkisinin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda duygusal bir bağa dayandığını, öğretmeninin kendisine her konuda yardımcı olduğunu ve onsuz yaşayamayacağını ifade etti.
Öğrenci S.K., mahkemeye verdiği ifadelerde, hayatında ilk defa birine bu kadar güvendiğini ve öğretmen J.P.’ye aşık olduğunu dile getirdi. Gelecekte öğretmen J.P. ve doğan çocuklarıyla birlikte olmak istediğini de ekledi. Bu ifadeler, mahkeme heyeti ve kamuoyu üzerinde derin bir etki yarattı.
Öğretmenin Savunması ve Yasal Süreç
Öğretmen J.P. ise savunmasında, öğrencisi S.K.’nin yaşı hakkında yalan söylediğini ve kendisinin yaşına göre çok olgun davrandığını iddia etti. J.P., “Bana 18 yaşından büyük olduğunu söyledi ve çok olgun davranıyordu. İlişkimiz olduğunda 18 yaşından küçük olduğunu bilmiyordum” ifadelerini kullandı. Ancak, yasalara göre bir yetişkinin reşit olmayan bir çocukla ilişkiye girmesi, çocuğun rızası olsa dahi suç teşkil etmektedir.
J.P. başlangıçta tutuklanmış, ancak daha sonra kefaletle serbest bırakılmıştı. Dava süreci devam ederken, doğan bebeğin babalığıyla ilgili testler de yapıldı ve S.K.’nin bebeğin biyolojik babası olduğu doğrulandı. Bu gelişme, davanın seyrini daha da karmaşık hale getirdi.
S.K.’nin ailesi ise mahkemede olayın şokunu yaşadıklarını ve oğullarının bu duruma nasıl geldiğini anlayamadıklarını ifade ettiler. Toplumda büyük yankı uyandıran bu dava, hem yasal hem de etik boyutlarıyla tartışılmaya devam ediyor. Mahkeme süreci devam ederken, olayın nihai kararı merakla bekleniyor.